www.semihpala.net
"DOĞRU BİLGİ - CESUR YORUM"
BURSA' dan, İLKELİ, SEVİYELİ, FARKLI HABER ve YORUMLAR
 
ANASAYFA  /  GERİ
İÇİNDEKİLER
İZLEYİCİ GÖRÜŞLERİ ZİYARETÇİ DEFTERİ
Mehmet Semih PALA BİLGİ-YAZI-KONUŞMA
KONUK YAZARLAR
KONUK ALINTILAR
BURSA´ya BAKIŞ
GENELE BAKIŞ
KULİS - MAGAZİN
FİKİR - DÜŞÜNCE
MANZARALAR
LİNKLER ADRESLER
SİTE KÜNYE
SİTE İLETİŞİM
e-BÜLTEN
Bilgilendirme bülteni için e-postanızı yazabilirsiniz
Ad Soyad
E-Posta
Ana Sayfa > Mehmet Semih PALA BİLGİ-YAZI-KONUŞMA
TUZAKLARLA DOLU MALİ MEVZUAT - Mehmet Semih PALA yazısı

 

www.bursayorum.com  sitesi, www.semihpala.net   yapımıdır.

 

Mehmet Semih PALA yazısı

14.3.2009

 

 

TUZAKLARLA DOLU MALİ MEVZUAT

 

İnsanlar doğuyorlar, yaşıyorlar ve sonunda ölüyorlar. İnsan, yaşadığı süre içinde mutlu ve rahat bir hayat geçirebiliyor mu? Böyle bir sorunun kişilere, ortama ve şartlara göre çok farklı cevapları olabilir. Biz bu soruyu çağdaş dünyada, bu günün Türkiye’sinde insanımız rahat ve huzurlu bir hayat sürebiliyor mu diye de sorabiliriz. Böyle bir soruya cevap aramak için önce hangi kesimden, hangi sosyal gruplardan olan insanlarla muhatap olunacağını belirlemek lazım. Uzun lafın kısası, ülkemizde iş hayatı içinde bulunan aktörlerin rahat ve huzurlu bir hayat sürüp sürmedikleri konusunu araştıralım.

 

Ülkemizde yıllardır süregelen ekonomik sıkıntıların üstüne bir de dünya krizi eklenince her şey alt üst oldu ve iş hayatı içinden çıkılamaz sorunlarla dolu hale geldi. Neredeyse felaket düzeyine gelen ekonomik krizle boğuşan iş hayatının aktörleri ayakta kalabilmek, işyerlerini kaybetmemek, evini arsasını yok pahasına elden çıkartmamak, kaos içine girmemek için yoğun çaba sarf ediyorlar. Ancak öylesine bir ekonomik krizle karşı karşıya kalındı ki, asıl zorlukların tuzaklarla dolu mali mevzuattan kaynaklandığı ortaya çıktı. İşler iyi gibi algılandığı zamanlarda göz ardı edilen mali mevzuatın zorlukları artık iş aleminin boğazını sıkıyor ve onu neredeyse yok etmek için çaba sarf ediyor. Gerçekten artık yeter demenin zamanı geldi geçti bile......

 

Zor ve sıkıntılı bir devreden geçiyoruz. Fabrikalar kapanıyor,binlerce işçi çıkarılıyor ve işsizlik artıyor. Piyasalarda alışveriş yok, dükkanlar siftah edemeden kapanıyor. İşyeri sahipleri  vergilerini ödeyemiyor, personelinin ücretlerini ve işyerinin kirasını ödeyemiyor. İş yeri sahipleri, malının, işyerinin, evinin haciz edilmesi tehdidi ile karşı karşıya kalmış durumda,  çaresizlik içinde sonunu bekliyor, geceleri uyuyamıyor. Esnaf, sanatkar, tüccar, sanayici kesimi, vergi üreten, istihdam üreten ve iş alanları açan insanlardır. Bunlar kendi maaşını kendi kazanmakta, devletten maaş istememekte, yanında çalışanların maaşlarını da açtığı iş alanlarında temin ederek devletten maaş talebinde bulunmamaktadır.

 

Bu insanlar batarsa, maalesef ülke ekonomisi de batar. Bu insanlara haciz memurlarını değil, takdirname ve madalya takacak insanları yollamak gerekiyor. Vergi veya sigorta primleri nedeniyle Maliye ve SSK’ nın icra ve haciz tehdidi ile işini, evini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya bulunan iş alemini rahatlatıcı tedbirler acilen alınmak zorundadır. Ülkemizde ekonomik sıkıntılar olabilir. İktidarların görevi, bu sıkıntıları akılcı yollarla çözmektir.

 

Peki ne yapacak bu esnaf? İşyerini kapattığında hem kendisine hem de yanında çalışan insanlara kim iş bulacak? Ülkemiz maalesef çok tehlikeli bir yola girmiş durumda bulunuyor. Esnafı ayakta tutacak, onun işyerini kapatmasını önleyecek acil tedbirleri maalesef göremiyoruz. Gerçek katma değeri ortaya koyan, istihdama katkı koyan, iş arayanlara iş temin eden esnaf, sanatkar, tüccar ve sanayici ile çiftçiyi koruyan gerçek tedbirler neden hala alınamıyor? Esnafı, kısacası müteşebbisi teşvik eden, onu ezmeyen, onu yok etmeye çalışmayan tedbirler alınmak zorundadır. Esnaf devletten para istemiyor, borç ta istemiyor. Sadece üzerindeki prangaların çözülmesini istiyor. Ödeyebileceği kadar vergi vermek istiyor. Üzerindeki vergi ve SSK yüklerinin azaltılmasını istiyor. Tuzaklarla dolu vergi mevzuatının düzeltilmesini istiyor.

 

Vergi ve sigorta taksitlendirmeleri, bu şekliyle bir çözüm değil. Faizlerle şişirilen ödemeler yapılamaz, yapılamıyor. Esnaf, kendisine borç olarak dayatılan rakamları nasıl ödeyecek?

İş mi var, para mı var piyasada? Adamın banka hesabına el koymakla, çek kullanmasını önlemekle ticari hayatını kilitleyerek onun canı mı alınmak isteniyor? Ne demek haciz, icra, bloke? Hırsız mı bu esnaf? Banka mı soydu bu esnaf? Bu ekonomik zulüm durdurulmalı ve esnafın ekonomik olarak yok edilmesine seyirci kalınmamalıdır. Maliye ve sigorta tarafından uygulanan baskılar sonucunda oluşan stres altında esnaflık yapılamaz hale geldi. Esnaf boğuluyor, ve nefes alamıyor artık. Piyasada iş yok. Piyasada para yok. Ancak vergilerin ödenmesi isteniyor. Nereden para bulunup ta verilecek bu vergiler ve biriken vergi borçları? Vergi, iş olursa , esnafın cebine para girerse ödenebilir . Kendi maaşını kendi çıkaran, çalışanlarıyla devlete yük olmadan rızıklarını temin eden, devletten maaş istemeyen, devletten borç istemeyen iş alemini vergi zulmüne tabi tutmak hangi akla ve vicdana sığar?

 

Öncelikle ve acilen sosyal yıkımlara neden olan, aile hayatını darmadağın eden ev eşyalarına haciz ve icra uygulamasına mutlaka kısıtlamalar getirilmelidir. Her önüne gelenin basit bir alacak nedeniyle bile evin kapısına dayanıp evdeki buzdolabı, televizyon, çamaşır makinası, bilgisayar, masa koltuk gibi hayati ev ihtiyaç malzemelerini yok pahasına kaldırıp götürmeleri mutlaka engellenmelidir. Bu haciz uygulamaları Türkiye’ye yakışmıyor. Bu yüzkarası duruma acilen tedbirler alınmalıdır.

 

 

ANASAYFA  /  GERİ
Tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. © 2005 Mehmet Semih PALA - Powered By linesis

0,06 sn.